YÜKLEYEN:alperen_1996
Rar Şifresi:Yok
Dosya Türü:Rip
Oyun İçi Ekran GörüntüleriLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Lütfen Üye Olun (( REGISTER )) veya
Giriş Yapın (( LOGIN ))Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Lütfen Üye Olun (( REGISTER )) veya
Giriş Yapın (( LOGIN ))Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Lütfen Üye Olun (( REGISTER )) veya
Giriş Yapın (( LOGIN ))Winning Eleven 9 | Türkce FuLL + Spiker | 2007-2008 Sezonu | 380 MB
Winning Eleven 9'u %100 Türkce oynamak isteyenler icin mükemmel bir paket. Öncelikle dosyamizin icindeki oyunumuzu kurup ardindan yamalarimizi kuruyoruz ve bu süper futbol oyununu Türkce oynamanin keyfini cikariyoruz.
Icindekiler...
- Winning Eleven 9
- Türkce Dil Yamasi
- Türkce Spiker Yamasi
- Tüm Takimlara 2007-2008 Sezon Ekleme Yamasi
HakkındaPiyasada o kadar Winning Eleven ve Pro Evolution Soccer oyunu dönmeye başladı ki; inanın artık tüm oyunlar birbirine karıştı ve insan ister istemez bunlardan hangisini oynayacağını şaşırıyor. Konami’nin resmi oyunlarını bir tarafa koyun; Ole Mix, Fernando, Vendetta gibi editlenmiş bir sürü versiyon da işin içine girince ortalık resmen PES ve WE’den geçilmez oldu; tabii bundan şikayetçi olan var mı, o da ayrı bir konu…
Çağın vebası: ’’Winning Eleven’’
İnternet kafe adı altında WE oynanan yerler, evde arkadaşlarla yapılan gazozuna turnuvalar derken; Winning Eleven’ın tüm dünyada bir salgın haline geldiği gözle görülür bir gerçek. Daha birkaç ay önce piyasaya sürülen Liveware Evolution’dan sonra, Konami, Winning Eleven 9’u da geçtiğimiz günlerde oyuncularla buluşturdu. Oyun aslında Japonca olarak hazırlanmasına rağmen; dünyanın her tarafından WE fanatikleri şaşılacak bir hızla İngilizce yamaları hazırladı, hatta ortalıkta yine bir sürü WE9 patch’i dönüyor şu sıralar.
Oyuna başlayıp menülere göz gezdirdiğinizde Match, Master League, League, Cup, Training, Edit, Network ve Nippon Challenge seçenekleri göze çarpıyor. Match modunun içeriğine girip takım seçme ekranına geldiğinizde ise eski arcade salonu günlerini andıran bir biçimde takımların kıta ve liglere göre ayrıldığını görüyoruz. Oyunda önceden olduğu gibi İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve İspanya ligleri bulunuyor; bunlara ek olarakta Others adı altında diğer ülkelerin önemli takımları var.
Yukarıda saydığım modlar hep alıştığımız gibi ama yine de Nippon Chalenge’da Japonya Milli Takımı olarak farklı bir turnuva heyecanı yaşayabilirsiniz. Sevilen Master Leage modunda ise hem ara yüz hem de özellikler bakımından birkaç yenilik var. Çok fazla değinmeyeceğim ama taktiksel manevraların takımınız üzerinde daha çok etkisinin olduğunu söyleyebilirim; açıkçası yine de bu konunun üzerine çok fazla eğilmedim. Oyun çıkmadan önce; oyuncuların gününde olup olmamasının normal oyun içinde değişiklik gösterebileceği ve devre arasında yapılan değişikliklerin oyuna etkisi konusunda belirtilen şeyleri ise ben Exhibition maçlarda göremedim; fakat doğrusu bunların Master League’de bir etkisi var mı da bilmiyorum. Sanırım oyunu oynadıkça bunu daha açık bir şekilde gözlemleyebileceğiz.
Ben senden iyi oynuyorum!
Biraz eski günlere dönersek; 98 yılında Winning Eleven 3 ile başlayan WE maceramda en büyük rakibim her zaman için kardeşim olmuştur. WE3: Final Version ve WE4’te de devam eden bu çekişmede, sürekli aramızda: ‘’-Ben Winning’i senden iyi oynuyorum.’’ tartışması yaşanmıştır; ki zaten her Winning Eleven oynayan arkadaş grubunda da bu böyledir. WE turnuvaları da her zaman çekişmeli ve heyecan içinde geçtiği için, her nedense zayıf olan arkadaşlar genelde karşısındakinden kötü olduğunu kabul etmemektedir. Burada en sinir olduğum şey ise, işte arada bir karşısındakini yenen zayıf rakibin: ‘’-Al işte gördün mü? Senden iyi oynuyorum.’’ demesidir. Eminim birçok kişinin başına bu tür şeyler gelmiştir. Neyse ki Match Mode başlığı altındaki Memorial Match seçeneği aracılığıyla profilinizi oluşturabiliyor ve sürekli karşılıklı maç yaptığınız kişiler varsa aranızda yaptığınız maç istatistiklerini buradan takip edebiliyorsunuz. Gerçi bu da kesin bir çözüm değil hani, hile yapan yine yapabiliyor ya… Neyse bu konuyu daha fazla uzatmayalım. Unutmadan; Network üzerinden oynanan (Tabi oynayabilen varsa!) maçların istatistiklerinin de tutulduğu bu seçeneğin iki oyunculu modda aktif duruma geçmesi için 2 tane Memory Card gerekiyor.
Oyunu oynayan arkadaşların yorumları…
Yazıyı hazırlamadan önce forum ve haber gruplarına göz atarak oyun hakkında yapılan yorumlara şöyle bir baktım. Genelde herkes oyunun eski WE’lere göre yavaşladığı kanaatinde, Liveware Evolution’a yakın olan kontrollerin yanında, top kontrolünün zorlaşıp oynanabilirliğin düştüğü ve bunun can sıktığı söyleniyor. Bu görüşlere kesinlikle bende katılıyorum. Oyun temposunun düştüğü şöyle bir kenarda dursun, oyuncular ayaklarından topu çok açtıkları için kontrol gerçekten zorlaşmış, bu nedenle de çalım atmak daha fazla maharet istiyor. Durum böyle olunca da top kayıpları eskisine nazaran çok daha fazla oluyor ve buna birde yerini bulmayan paslar eklenince genel olarak ortaya hem skor hem de pozisyon açısından kısır maçlar çıkıyor. Bunun yanında başta yıldız oyuncular olmak üzere oyuncuların gol yollarında, özellikle de şut açısından daha etkili oldukları gözüme çarptı. Bundan kastım da; beklenmedik yerlerden, vole gibi vuruşların yapılabilmesi, zor pozisyonlarda şutun kaleyi bulma olasılığı ve etkisi artmış.
Taç atışlarını da daha etkili bir şekilde kullanabiliyoruz ve bu sayede rakibi yanıltmak mümkün olabiliyor. Bir de gerek kalecilerin topu oyuna sokmaları; ki elle orta sahaya yakın bir yere kadar atabiliyorlar, gerekse de havadan koşu yoluna atılan paslar daha çabuk olmuş. Yani aslında oyun bazı yönlerden ağırlaştırılmış, bazı yönlerden de hızlandırılmış. Böylece de skor ve oyun olarak daha gerçekçi maçların olması sağlanmaya çalışılmış. Bunda belki kısmen başarılı olunmuş; ama alışkanlıklardan kolay kolay vazgeçilmiyor. Bu nedenlerle WE9’u beğenmeyip, serinin en kötüsü olarak kabul edenler var, tabii tersini söyleyenlerde aynı şekilde mevcut.
Yeter hocam! Bu kadar da faul çalınmaz ki…
Hakemler ise yeni oyunun başka bir sıkıntısı gibi geldi bana; öncelikle farklı hakemlerin pozisyonlar karşısında farklı yaklaşımlar sergilediğini belirteyim. Yalnız denk geldiğiniz vakit bazı hakemlerin oyunu olmayacak pozisyonlar karşısında sıklıkla durdurması ve her şeye sarı kart göstermesi veya hiç göstermemesi çileden çıkartabiliyor; ayrıca bu sarı kart gösteren hakemlerin kırmızı kartlarını hiç kullanmamaları da ilginç geldi. Tabii bunların tersine bazıları da avantaj kuralını sonuna kadar uygulayıp, oyunun akıcılığını elden geldiğince düşürmemeye çalışıyor. Avantaj kuralından bahsetmişken, hakemlerin bu konuya eski oyunlara göre daha hassas ve doğru yaklaştığı da gözümden kaçmadı, tabi ara da aksamalar yine olabiliyor. Hangi hakemin nasıl yönetim gösterdiğini öğrenmek içinse biraz deneme yanılma yoluna gitmeniz gerekiyor.
Aslında oyunun grafik yönü hiç değinmek istemediğim bir nokta; çünkü detay sayılabilecek bazı düzeltmeler yapılmış olsa dahi, görsellik eskiden neyse yine o. Ceza sahası içindeki yoğunluklarda frame hızının düşmesi ise sanırım herkesin en sinir olduğu şeydi; artık bunun olmadığını söyleyebilirim.
Animasyonlar ise bana daha gerçekçi göründü, oyuncuların topa kafalarını sokmaları gibi animasyonlar daha yumuşak; bununla birlikte bazen omuz yiyen ya da pozisyon gereği fiziksel olarak zayıf kalan oyuncunun tekme yemiş gibi teperek uçması biraz sırıtıyor. Bu arada seyircilerin tamamı değil ama arada gol sevinçlerinden sonra, özel hazırlanmış bazı seyirci modellemelerinin çok iyi olduğunu söylemeliyim; zaten bunlar da özel hazırlanmış sahnelerde görülüyor. Replay’lerdeki tribün arkası kamera, yeni animasyonlar, futbolcuların bazılarının formalarını şortlarının içine sokmaması, soğuk havanın etkisiyle ağızdan çıkan buhar, maç başlangıçlarındaki havai fişek gösterileri, birkaç yeni krampon, top, forma ve karlı hava (Sadece zemin de kar var, yağış yok.) seçeneği de diğer yenilikler arasında; yalnız dediğim gibi ilk bakışta dışarıdan görsel olarak göze çarpan fazla bir değişiklik yok.
Sesler konusunda da söylenecek çok fazla bir şey yok, her zamanki Jon Kabira ve müthiş seyirci tezahüratları işte. Gerçi her nedense PSX’teki eski oyunlardaki anlatımların ve atmosferin yeri benim için ayrı…
Doğruyu söylemek gerekirse Winning Eleven 9 incelemesinin kapanış paragrafı için neler yazmalıyım kararsızım; çünkü oynanabilirlik yönünden tüm WE oyuncuları gibi kafamda bazı soru işaretleri var. Bu soru işaretlerinin kaybolması içinde WE9’un bir süre daha oynanması lazım diye düşünüyorum; ne de olsa her yeni WE oyunu ile oynanabilirlikte yapılan bazı değişiklikler başta yadırganıyor, fakat oyunu oynadıkça alışılıyordu. Ama ne yalan söyleyeyim, WE9’un oynanabilirlik yönünden bende bıraktığı ilk izlenim çokta olumlu değil; tabii bu oyunun kötü olduğu anlamına da gelmiyor.
İşte WE9 hakkındaki düşüncelerim bunlar, şu an da zaten öyle bir plan yok ama WE9, artık serinin PS2’deki kapanış oyunu olsa bence iyi olur. Son olarak bu oyundan bağımsız olarak söylemek istediğim bir şey daha var aslında; PS2’de çıkan tüm PES ve WE oyunlarına baktığımda, bazen eski günleri özlüyorum sanki…
kaynak:www.merlininkazani.com
Minimum Sistem GereksinimleriWindows 98SE/ME/2000/XP
Pentium III 800 GHz
64 MB Grafik
256 MB RAM
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Lütfen Üye Olun (( REGISTER )) veya
Giriş Yapın (( LOGIN ))Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Lütfen Üye Olun (( REGISTER )) veya
Giriş Yapın (( LOGIN ))Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Lütfen Üye Olun (( REGISTER )) veya
Giriş Yapın (( LOGIN ))Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Lütfen Üye Olun (( REGISTER )) veya
Giriş Yapın (( LOGIN ))