Gol!.. / Goal!..

Filmin künyesi :
Gol!.. / Goal!..
Yönetmen : Danny Cannon
Oyuncular : Kuno Becker, Alessandro Nivola, Stephen Dillane, Anna Friel, Cassandra Bell, Sean Pertwee
Futbolcular : David Beckham, Raul Gonzalez, Patrick Kluivert, Alan Shearer, Zinedine Zidane, Henrik Larsson, Brian Johnson
Senaryo : Dick Clement, Ian La Frenais
Türü : Drama, spor
Yapım : 2005 ABD yapımı, 118 dk.
Gösterim Tarihi : 7 Ekim 2005, (UIP Türkiye)
Sinemalarda futbol fırtınası... Futbolun dünya çapındaki ünlü yıldızlarının boy gösterdiği üç bölümlük sinema filmi Goal! / Gol'ün ilk bölümü 7 Ekim 2005'te izleyicileriyle buluşuyor...
Profesyonel futbol dünyasının rekabetçi ruhunu sinema ekranlarına taşıyan Gol!..'ün yönetmenliğini kendisi de bir futbol fanatiği olan Danny Cannon üstlendi. Filmin senaryosunu Dick Clement, Ian La Frenais ikilisi yazdı...
Meksikalı pembe dizi yıldızı Kuna Becker’in başrolde oynadığı Goal!.. / Gol!..'de, günün birinde çok ünlü bir futbol yıldızı olma hayalleri kuran Santiago adındaki bir Latin delikanlının öyküsü anlatılıyor...
Filmde Kuna Becker'in yanısıra Alessandro Nivola, Stephen Dillane, Anna Friel, Marcel Iures, Sean Pertwee, Lee Ross, Stephen Graham, Kevin Knapman, Cassandra Bell, Kieran O’Brien, Tony Plana ve Miriam Colon’dan kurulu bir oyuncu kadrosu yer aldı...
Futbol dünyasının en büyük yıldızlarının da yer aldığı filmde David Beckham, Zinedine Zidane, Roberto Carlos, Ronaldo, Raul Gonzalez, Wayne Rooney, Alan Shearer,Kieron Dyer, Patrick Kluivert gibi sayısız yıldız futbolcu kendilerini canlandırdı...
Futbol üzerine bir film...
Hollywood’da bugüne kadar Rocky'den Raging Bull'a, Ali'den Cinderella Man'e, The Champ / Şampiyon'dan Seabiscuit / Zafer Yolu'na, Remember the Titans / Unutulmaz Titanlar'dan Escape to Victory'e uzanan geniş yelpazede spor üzerine birçok film yapıldı.
Futbol konulu filmler de çekildi... Hatta sinemalarımızda da gösterilen Fransız yapımı Shooting Star / Futbol Sevdası adlı bir filmi çok yakında izledik. Ancak 100 milyon dolarlık geniş ölçekli bir futbol filmi hiç yapılmadı.
Fikrin tam olarak biçimlenmesi, 2002 yılında Japonya’da düzenlenen Dünya Kupası sırasında oldu. Barrelle daha sonra bir yıl süreyle Amerikan film endüstrisi üzerine geniş kapsamlı bir araştırma yaptı. Futbol üzerine yapılmış bir filmin şansının ne olabileceğini anlamaya çalışıyordu. Ekibe bu noktada Amerikalı yapımcı Danny Stepper da katıldı.
Filmin yazarları Hike Jefferies ile Adrian Barrelle daha sonra Oscar ödüllü yapımcı Danny Stepper ile oturup beyin fırtınası yapma fırsatı buldular. Üçlü toplantı sırasında, kısa adı FIFA olan Uluslararası Futbol Federasyonu yetkilileriyle konuşmanın, onların yardımına başvurmanın doğru olacağı sonucu ortaya çıktı.
Bunun üzerine üçü birden uçağa atladıkları gibi soluğu Paris’te aldılar. FIFA'yla yapılan anlaşma ile, futbolla ilgili donanımı kullanabilmek, stadyumlarda çekim yapabilmek, bazı mekanlara giriş izni alabilmek, lisanslar ve görüntü haklarıyla ilgili olarak çıkabilecek pekçok problem halledilmiş oldu...
Çekim mekanları...
Filmin çekimlerine 29 Ocak 2005 tarihinde İngiltere’nin Newcastle kentinde başlandı. Yapımcılar açısından bu tarihin manevi anlamı çok büyüktü. İlk çekimlerin gerçekleştirilmesiyle birlikte, bundan üç yıl önce sadece bir konsept olarak başlayan serüvenin son noktasına gelinmişti.
Newcastle’daki ilk çekimler, St. James’ Park Stadyumu ve çevresindeki tesislerde gerçekleştirildi. Yönetmen Danny Cannon’un hedefi bu sporun güzelliğini ve savaşçı niteliğini yakalamaktı. İngiltere’de bir Premier Lig maçına ilk kez sinema filmi kameraları giriyordu...
Filmin konusu :
Santiago Munez, henüz 10 yaşındayken ailesiyle birlikte Meksika'dan ABD'ye göç eder. Los Angeles’ta önemsiz işlerde çalışarak büyüyen Santiago’nun tek tutkusu futbol oynamaktı... Buna karşılık babası, oğlunun futbol oynamasına karşıydı.
Los Angeles’ta oynadığı yerel nitelikli bir futbol maçı sırasında İngiliz asıllı eski ünlü futbolcu Glen Foy tarafından keşfedilince genç Santiago’nun kaderi değişmeye başladı. Glen, Santiago’nun son derece yetenekli, hızlı ve cesur bir futbolcu olduğunu hemen anlamıştı. İngiliz Premier Liginin efsanevi kulübü Newcastle United’ın özlemini çektiği tipte bir futbolcu vardı karşısında...
Futbolun adeta din gibi kabul edildiği, yabancı bir ülkeye giden bu genç Latin asıllı Amerikalı'nın yeteneğini orada kanıtlaması gerekiyordu. Dünyanın en prestijli futbol kulüplerinden birisi olan Newcastle United ile sözleşme yapmasının başka yolu yoktu.
Uluslararası futbol arenasının yüksek tempolu dünyasının eşiğine kadar gelen ve başarılı olma hırsıyla yanıp tutuşan Santiago’nun aşması gereken engellerin sayısı çok fazlaydı. Çamurlu sahalar, soğuk rüzgarlar, takım arkadaşlarından aldığı darbeler bunlardan sadece birkaçıydı. Bunlara bir de kişisel sıkıntı, sakatlık ve hızlı tempolu hayatın baştan çıkarıcı istekleri de eklenince genç Santiago Munez’in işinin hiç de kolay olmayacağı ortadaydı.